Tarihi Şahsiyetler

tool_book_02

HACI HÜSEYİN EFENDİ

Büyük bir islam alimidir. Eğitimini önemli medreselerde bitirmiş, Akpınar da, şimdiki çarşı merkezinin alt dükkanlar bölgesinde kendisinin yönettiği ilk medreseyi kurmuştur. Yine bir alim olan “Hoca Abdurrahman Efendi” ‘nin hem ilk hocasıdır hem de ilk kayın pederidir. Akpınar da, Köremezli soyadlıların büyük dedeleridir. Hakkında rivayet olunur ki annesi kendisine gusül etmeden süt emzirmezmiş ve hayatta haram lokma yemesin diye küçükken azığına en az 3 kişilik yemek koyarmış. Abdiuşağı köyünde kabri bulunan Mukim Turudi hoca ile emsal olup, H.Hüseyin Efendi vefat ettiğinde Turudi hocanın ağıtı, şiir halinde yazılıp çok dikkate şayandır. Hacı Hüseyin Efendi’nin torunzadelerinden, Ankara da matbuatla iştigal eden, Zeynel Can bey tarafın dan büyükpınar diye anılan yerde türbesi yaptırılmıştır.

ABDURRAHMAN HOCA EFENDİ (Abdurrahman AKPINAR)

Şimdiki Kurtoğullarından Molla Mehmet Efendinin Oğlu Olup, 01.07.1859 Yılında Akpınar’ da doğmuş, 17.10.1955 tarihinde Keskin’ de vefat etmiştir.Annesi Köşker köyünden, Selver Hatundur. İlk Hanımı, Akpınar’ dan nüfus kaydı Hasan olarak geçen büyük din alimi Hacı Hüseyin Efendi’ nin eşi Zeynep’ ten olma kızı Emine Hatundur. Emine Hatun’ un vefatından sonra Başköy’ den, Ali Osman ve Behiye’ den olma Kamile Hatun ile evlenmiştir. Emine Hatundan ; Adil, Nafi, Muhittin, Mehmet Kayyum, Akile Ve Ayşe adında çocukları olmuş, Adil 1916 ‘da, Muhittin 1918’ de cephede şehit olmuşlardır.

Abdurrahman Hoca’ nın hikayesi; Hoca çocukken tarlaya, babasına hergün kuşluk vakti azık taşır, bir gün yine azık götürürken yolda beyaz güvercinlerle karşılaşır, güvercinler’ le arasında manevi konuşma zuhur eder ve epeyce oyalanır. Babası Molla Mehmet Efendi acıkmıştır. Oğlu Abdurrahman gecikerek gelince sorar, o’ da gecikme sebebini anlatır. Molla Mehmet kendiside Alim olduğu için konuya vakıf olur, hemen orada öküzünü kurban eder. Ardından zamanın büyük Alimi olan medrese sahibi Hacı Hüseyin Efendi’ ye gider ve danışır. O’ da kurban kesip Abdurrahman’ ı da kendisine talebe olarak vermesini tembihler. Abdurrahman medreseye kaydolur ve bu olaylardan sonra bir takım kerametler gösterir. Yılların hocası, alimi Hacı Hasan Hüseyin Efendi’ ye öyle sorular yöneltir ki, Hacı Hüseyin Efendi o yaştan sonra ders çalışmak zorunda kalır. Mesela medresede sınıf kapısı kapalı iken, hocasının hangi yoldan geldiğine, an itibariyle nerde olduğuna kadar bilir ve arkadaşlarını hayrete düşürür. 

Abdurrahman Hoca, hocası vefat ettikten sonra medresesini kurup eğitime hocasının bıraktığı yerden devam etmiştir. Abdurrahman Hoca’ nın, ülkenin her yerinden, hatta Mısır’ dan bile talebesi olduğu söylenir. Akpınar Depremi olmadan günler önce, vaazlarında halka çağrı yapıp , “Başınıza taş yağacak” diye bildiriyor, köyünde ve çevrede birçok Şen’iyyet’ e devam edilince çok kızıyor ve bu gibi asi halden vazgeçilmesini istiyor. 4 Nisan 1938 deprem günü sabah vaazında haykırıyor, “Bugün erkenden işine gücüne gitmeyip de yatağında hantal bir uykuya dalanların vay başına geleceklere… Kimse yatağına bağlanmasın, herkes işine gitsin, yoksa taş yağacak, perişan olacaksınız”, diyor. Ve aynı gün, saat 10.00 sularında “7.4” şiddetinde deprem zuhur ediyor. Tarlasınd veya işinde olanlar kurtuluyor, çocuklar ve kadınlar çoğunlukta olmak üzere, Akpınar’ ın merkezinden 63 cenaze çıkıyor. Çevre köylerden de toplam 149 kişi telef oluyor. Ancak, Abdurrahman Hoca’ nın evi ve medresesi ve de köyde bulunan cami sapasağlam ayakta duruyor. Akpınar yerle bir oluyor, “taş yağacak” sözü de gerçekleşiyor.

Bununla birlikte Abdurrahman Hoca’ nın, cumhuriyetin kuruluş sürecinde, Atatürk’ ün yanında yer aldığı rivayet edilir. Dönemin Kırşehir Milletvekili, Müfit Hoca (Müfit Kurutluoğlu) ile birlikte, Kurucu Meclis’ te de görev almasına rağmen, çok kısa süre sonra Atatürk’ ten, bu görevden affını talep edip, şehit kardeşlerinden ve oğullarından kalan yetimlerinin başına döneceğini belirtiyor. Atatürk ‘ün de onayı ile tekrar Akpınar’ a dönüyor. Not; Bilgilerin bir kısmı rahmetli Lütfi Hoca’ dan (Lütfi Akpınar) derlenmiştir.

Yazan : Turgut AKPINAR



Kemal AKPINAR (1919 – 2004)

Rıza ve Şayetse oğlu Kemal AKPINAR, 19.06.1919 Kırşehir doğumludur. Abdurrahman Hoca’ nın öz yeğeni, (Çilingir Irza Ka) Rıza AKPINAR’ ın en büyük oğlu, Akpınar’ ın ilk belediye başkanı olan Ömer Akpınar’ ın biraderi ve Kurtoğlu Familyasının en büyük temsilcisidir. 21.03.1944 yılında, İbrahim ve Dönüş kızı Rukiye ile evlenmiş, bu evlilikten Rıza ve Cengiz adında 2 oğlu ve Hanım, Şayetse, Sebiha, Songül, Selma, Saliha, Yeter ve Saniye adında 7 kızı dünyaya gelmiştir.

1953 yılında yeni kurulan Tarım Kredi Kooperatifinde muhasebeci olarak başladığı memuriyet hayatından 1980 yılında emekli olmuştur. Çalışma hayatı sırasında, Akpınar’ ın önde gelenlerinden birisi olan (Irza Ka) Rıza AKPINAR’ ın olması hasebiyle Akpınar halkına ve çevre köylerden gelenlere yardım etmiş ve sorunlarını çözmeye çalışmıştır. Babasının vefatından sonra Akpınar’ a dışarıdan gelen devlet büyükleri ve bürokratları evinde ağırlamıştır. Emekliliğinin ardından ise dönemin belediye başkanı ile birlikte, Akpınar kasabasının “İlçe” hüviyeti hakkını kazanmasında büyük gayretler sarf etmiştir. Toprak Mahsulleri Ofisi, Ziraat Bankası, Akpınar Lisesi gibi kurumların Akpınar’ a gelmesinde büyük emekleri vardır.

Gariban babası olan Kemal AKPINAR “Ağa” lık misyonunun Akpınar İlçesindeki son temsilcisiydi. Genel ve Yerel seçimlerde aday olan hangi partiden olursa olsun tüm belediye başkan ve milletvekili adayları kendisini ziyaret ederler, fikirlerinden yararlanırlardı. Yukarıda sayılan emeklerinin yanı sıra özellikle civar köylerden ilçemize gelenlere gösterdiği misafirperverlik ve verdiği destekler kendisini civar köylerde bilinen, sayılan bir insan haline getirmiştir. Kemal AKPINAR 24.01.2004 tarihinde ve karlı bir günde 85 yaşında ebediyete intikal etmiştir. Ruhu şad olsun.

Kaynak: Rıza AKPINAR – Oğlu

Ali Cezayir Paşa

(Atalay soyadlıların, Ata dedesidir) Akpınardaki Alipaşa Mahalesinin ismi nereden geliyor?

İmparatorluk zamanında, devletin düzenli harp okulları olmadığı için, orduda üstün başarı sağlayanlar devlet tarafından çeşitli rütbelere atanıyorlardı, Akpınar da, Haydar Efendi diye bir ağa vardı (Şimdiki Atalay soyadlıların büyük dedesi ayrıca da Necip Urcan’ ın, Zülfikar Yiğit’ in, Sami Demirkıran’ ın, Lütfi Akpınar’ ın ve Kemal Akpınar’ ın dedeleridir.) İşte bu Haydar Efendi’ nin ALİ adında bir kardeşi vardı. Bu Ali biraz sessizdi ve sakin mizaçtaydı…. Dayısı olan Büyük Mekik İbrahim, onunla sürekli dalga geçerdi (“bre senden asker olurmu” vs. gibi) … O da dayısına duyduğu saygıdan susar cevap vermezdi. Askere gitme zamanı geldiği vakit dayısı bunu uğurlarken yine aynı şaka yapmış ve bu sefer dayısına yarı şaka, yarı öfkeyle dayı ben buraya kılıçlı, atlı bir paşa olarak geleceğim sende bilemeyeceksin demiştir.

Askerlik süresi o zamanlar çok uzun ve her bölgede savaşlar varmış. Şimdiki Cezayir, Avrupalıların işgalindedir. Oradaki Müslüman halkın Osmanlıdan yardım istemesi üzerine Padişahın gönderdiği kurtarıcı birlik Cezayir’ e gider. O birliğin içinde Ali’ de vardır. Ali savaşta çok büyük gayretler gösterip paşalığa kadar yükselir, o zamanlar soyadı olmadığı için devlet tarafından verilen lakaplar vardı… Ali’ ye de “CEZAYİR ALİ PAŞA” lakabı verilerek paşalığa nasbedilir. Cezayir kurtulunca Ali İstanbula yerleşir ve orada evlenip kalır. Ancak Akpınar’ a da paşa ünvanı ile gelir. Dayısını ziyaret eder , dayısı Ali’ nin atının eğerine yapışır ve Ali’ yi tanımadan “Paşam hoş geldiniz” der . Ali’ de atından atlayıp dayısının elini öper, kendisini tanıtır, saygısını gösterir.

Günümüzde Ali Paşa’ nın, İstanbul da kimi var kimi yok maalesef bilinmiyor. Kardeşi “HAYDAR EFENDİ” sağlığında gidip gelirmiş ama sonra irtibat kalmamış, o zaman zuhur eden çeteler ise paşanın kardeşine,(Haydar Efendiye) verdiği destek sayesinde korkudan Akpınar’ a zarar verememişler. Akpınar Belediyesi’ nin kurulmasından sonra, Akpınar İlçe olup mahallelere ayrılınca Ali Paşa’ nın adı soyunun yaşadığı mahalleye “Alipaşa Mahallesi” olarak verilmiştir.

Turgut Akpınar

HAYDAR EFENDİ

(Şimdiki Atalay soyadıların büyük dedesidir)

Haydar efendi, Akpınar Depreminden önce yaşamış bir ağadır. Ağalığını hep koruyucu kollayıcı olarak yürütmüş asla kimsenin malına canına sıkıntısı olmamış fakir babasıdır. Haydar efendi zamanında Rabia ve Kamile hatunlarla evli olup bu evliliklerden 2 oğlu 8 kızı dünyaya gelmiştir.

Oğulları: HİDAYET ATALAY (Fedaat diye bilinir) onunda 8 oğlu bir çok kızı vardır.
ALİ ATALAY (Ali ba – Alibey diye bilinir) onunda 3 oğlu birçok kızı vardır.

Kızları : ZÜBEYDE DEMİRKIRAN — Sami – Yüksel – Seyfullah, Nazey – Yeter – Urkuş’ un anaları …
SAYEŞTE AKPINAR — Çilingir Rıza (Rıza Akpınar) ile evlidir. Kemal – İsmet – M. Ali – Cemal – İsmail – Selver — Arefe- Gülistan’ ın analarıdır.

SERGÜZAR YİĞİT — Halit ile evlidir – Zülfikar — Mehmet — Hacı — Tucihan – Elmasgüllü – Sayeşte’ nin analarıdır.

ZAHİR AKPINAR – Tahir’ in Mustafa ile evlidir – Mehmet – Şerife’ nin analarıdır.
YETER AKPINAR – Lütfi – Tayyip – Muttalip – Hatice’ nin analarıdır.

Ayrıca, Haydar Efendinin İsahocalı’ da “İKLİME – HANİM HATİCE” adlarında kızları olup, Koçak, Aktaş gibi soyadları taşıyanlar torunlarıdır.
Haydar Efendi, Cezayir Ali Paşa’ nın kardeşi olup, Doğu’ da ermeni baskını sırasında, Doğu’ dan, İç Anadolu’ ya Kırşehir’ e gelen, Kars, Erzurum gibi yerlerin göçkünlerine sahip çıkıp çadırlar kurdurup onların iyaşelerini aylarca devlet olaya el atıncaya kadar sağlamıştır. Birkaç kez çeteler tarafından öldürülmek istenmişse de “Kavalcı Mustafa, Kamalı Mustafa, Küçük Haydar” gibi bir çok Atlı akrabalarının süvari gibi korumalığını yapmaları ve kardeşinin paşa olması çetelere korku vermiştir. Halen ondan kalan töre ve geleneğe uygun olarak, Ali Paşa mahallesinde geniş bir köy odası mevcut olup misafire 24 saat açık bekletilir, cenaze ve düğün merasimlerinde bu oda kullanılır.

Turgut Akpınar

ÖMER AKPINAR

Ömer AKPINARÖmer Akpınar’ın babası Recep Akpınar, 1916’ da askerde şehit olmuştur. Ömer Akpınar’ ın dedesi Ömer Çavuş, büyük dedesi ise Molla Mehmet’tir. Çilingir Rıza’ nın (Rıza Akpınar) yeğeni ve üvey oğludur.

Ömer Akpınar, Akpınar Merkez, Alipaşa Mahallesinde 24.06.1915 tarihinde dünyaya geldi ,12.10.1994 te vefat etti. Akpınar da, muhtarlık seçimini kazanıp Akpınar Belediyesini 1958 de kurdu ve Kurucu Belediye Başkanı olarak Belediye Başkanlığına 1958 sonunda seçilerek geldi. Bir süre belediyeyi yerine oturtuncaya kadar reislik yapıp 1959 yılında il genel meclis üyeliğine seçildi. İl Daimi Encümeni iken, Kırşehir-Sofular-İsahocalı üzerinden şimdiki Akpınar mezarlığı altındaki suçıkan mevkiinden Yozgat istikametine anayol yapımını nafia vekaletine başlattı. O zaman Ömer Akpınar iktidarda bulunan Demokrat Parti lideri Adnan Menderes tarafından, “Küçük Ömerim” diye sevilen etkili bir isim idi. Bu yolun köprüleri kurulmuş tesfiye ve bazalt çalışmalarına dahi geçilmişti ama 27 mayıs 1960 Cemal Gürsel ihtilali ile DP Hükümeti devrilince bu yol yarım kaldı. Hatta bu yolun köprü demirlerini çevre köylerden kırıp sökenler bile oldu. Şimdi bu yol Akçakent yolu olarak kullanılıyor. İhtilalde evinde yapılan aramada DP’ nin yayın organı olan “Zafer Gazetesi” ‘ nin bulunması üzerine 19 gün tutuklu kalmıştır. Ömer Akpınar, belediye başkanlığı döneminde şimdiki çarşının da imar dizaynını gerçekleştirmiştir. Akpınar Tarım Kredi Kooperatifinin kuruculuğunu ve iki dönem yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır. Akpınar Blediyesine muhasip olarak Mehmet Maraş’ı, zabıta olarak Bahri Maraş’ı, tahsildar olarak da, Mehmet Kantemiri atayarak ilk resmi memur istihdamını sağlamıştır.

Turgut Akpınar

Halil Bey (Sıhhiye Halil Büyükakgül)

Halil Bey, Akpınar’ a 1957 yıllarında sağlık memuru sıfatı ile gelmiş, Ankara’ nın Beypazarı ilçesinin Kel Uruş köyündendir. Yıllarca Akpınarda görev yapmış, çok bilinçli bir sağlıkçı olup kısa zamanda halkın sevgisini kazanmış dürüst bir zattır. O zamanki yıllarda 2 0ğlu 1 kızı vardı, oğlu Cemil Büyükakgül benimde okul arkadaşımdı. Bir oğlu daha vardı, Halil Bey “Numan” diye takılırdı. Kızının adı ise şefika’ ydı. Cemil kardeşim daha sonra eczacı olup Ankara’ da iş yerini kurmuş. Ben Halil Beyle yıllar önce Numune Hastahanesi’ nde halamın tedavisi için destek vermeye geldiğinde görüşmüştüm. Halil Bey 1960 ihtilalinde askeri atama ile Akpınar Belediye Başkanlığına da kısa süre bakmıştır. Yaşıyor ise ALLAH sıhhat ve afiyet versin. Halil Bey, Kemal amcamın da (Kemal Akpınar) çok iyi dostu idi. Akpınar’ dan giderken, amcamın evde verdiği veda yemeğinde, “Asya’ da benim kekliğim” türküsünü söylediğini unutmam. Cemil kardeşime selam ve sevgilerimle.

Turgut Akpınar

İbrahim DOĞAN (1911 – 1974)

resimMehmet ve Iraz oğlu İbrahim Doğan, 10.05.1911 Akpınar doğumludur. İmamoğlu soyundan gelmektedir babası halk arasında Mamo olarak anılır. Akpınar’ın ilk eğitmeni olan İbrahim Doğan 1941-1974 yılları arasında eğitmen olarak 33 sene hizmet etmiş olup pek çok öğrenci yetiştirmiştir.

Aynı zamanda AKPINAR’ ın muhtarlığınıda yapmıştır. İlk eşi Rukiye’den olma Şakir- Rüştü – Nazmi – Cevcet- Telli – Zülbiye İkinci eşi zeynep’ten olma Salih – Müfit – Ahmet – Mirze – Caner – Selver- Hatice – Minevver – Muazzez olmak üzere 9 erkek , 6 kız evladı bulunmaktadır.
7 yıl medrese eğitimi gördükten sonra cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’nın Hasanoğlan Öğretmen okulunda okuyarak eğitmen olmuştur.

1939 Akpınar depreminden sonra Akpınar İlköğretim Okulunda ilk eğitmen olarak başladığı memuriyet hayatına 1974 yılında vefatına kadar hizmet etmiştir. Çalışma hayatı sırasında, Akpınar’ ın önde gelenlerinden birisi olan İbrahim DOĞAN eğitmenlik görevi yanı sıra Akpınar Nahiyesininde muhtarlığını yapmıştır. Akpınar halkının ve çevre köylerden gelenlerin ilk öğretmeni olarak bir çok kişinin yetiştirilmesinde büyük emekleri vardır.

Eğitmenlik ve muhtarlıkta gösterdiği büyük başarıların yanı sıra alçak gönüllüğü ve misafirperverliği gibi özellikleriyle de bilinen ve sayılan bir insan olmuştur. İbrahim DOĞAN 20.02.1974 tarihinde 63 yaşında ebediyete intikal etmiştir. Ruhu şad olsun.

Kaynak: Nazmi DOĞAN – Oğlu

Nazmi Doğan
İp: 78.160.122.6

NOT: Saygıdeğer hemşehrilerimiz; lütfen bu sayfada olmayan ama önemli bir şahsiyet olduğuna inandığınız kişilerin özgeçmişlerini varsa fotoğraflarıyla birlikte akpinarilcesi@mynet.com adresine gönderiniz…

Responses

  1. ben halil büyükakgülün 4 coçuğuyum ismim şaziye babama böyle bir sayfa actığın için teşekkür ederim. babam sağ iyi 82 yaşında ankara-keciörende oturuyor.sizden bahsettik cok sevindi.Ankaraya geldiğinizde uğrayın babamlara.selamlar

  2. Sayın Turgut Akpınar

    Akpınarın Tarihi Şahsiyetlerinde Babam Halil Büyükakgül’e de yer verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Böyle birsayfa yapıp geçmişimize sahip cıkmanız çok
    güzel. Ben Akpınarı hatırlamıyorum fakat Kemal Amcanın (Kemal Akpınar)Ankaradaki evimizi ziyaretlerini hatırlıyorum. Kendisine Allahtan Rahmet Diliyorum. Emekleriniz için tekrar teşekkür ediyorum.

  3. BURADAN BANA TEŞEKÜR BEYANI ZAHMETİMDE BULUNAN,BÜYÜK AKGÜL AİLESİ MENSUPLARINI SELAMLIYOR HALİL BEYE SAĞLIK SIHHAT DİLİYORUM.

  4. SAYIN TURGUT AKPINAR GECMISTEN BOYLE BILGILER VERDIGIN ICIN TESEKUREDERIM

  5. SAYGILARIMLA TEŞEKÜR EDERİM

  6. böyle bilgilri bize aktardığınız için teşekkürler ve böyle bi soyumuz olduğu için gurur duyuyoruz

  7. Merhaba çalışmalarınızdan dolayı tebrikler.Bende bir İMAMOĞLU torunu olarak artvin de ikamet etmekteyim.Sizin araştırmalarınızda karadeniz bölgesini,müslümanlaştırmak için yavuz sultan selim döneminde kıpçak türk boyu olan İMAMOĞLU soyunu bölgeye yerleştirmiştir,gibi bilgilere rastladınız mı?

  8. degerli hocam turgut akpinar ben mustafa türker yücesan bana mutlak surekle ulasin allah rizasi icin okuyan kisi de taniyorsa yardimci olabilirse olsun allah rizasi icin

  9. Hacımirza köyünden Ramazan Mirzaoğlu unutulmuş. Selamlar.

  10. 1- sn e baytok sn mirza oğlu unutulmamıştır,ancak şu anda yaşamayan ama gençlerimizin bilmediği kişiler öne alınmış olup. zaten bunlarda benim rahatsızlığım gittikçe arttığı için yarım kalmıştır. günü gelince onun konusuda detaylı işlenecektir.tşk.
    2-sn mst.türker yücesan
    rahatsıslığım dolayısı ile hep evdeyim ancak,0386-212 1993 benim büro teli oğlumdan telimi alabilirsiniz.tşk
    3-yukarda bahsettiğim sebeple çalışmalarım askıda kaldı bakacağım tşk.
    4- cafer yıldırım,ibrahim avşar,serkan,hakan,erkan ,yücesan beylere ilgilerinden dolayı teşekkür eder teşekkürlerimi bildiririm. TURGUT AKPINAR 0386 2121993 kırşehir.

  11. merhaba Turgut Bey,
    güzel ilçenizde 1991-1994 yılları arasında sağlık memuru olarak görev yaptım.sık olmamakla berber mütakip defalar sizinle de görev yaptığım yıllar da görüşmemiz olmuştu.sizi tanıdğım zaman içerisinde size karşı hep saygı duymuşumdur.aradan geçen uzunca bir zamana rağmen benim için hala aynı kıymette bir kişisiniz.herşeyden önce akpınarla ilgili bir web sayfasının olması çok güzel birşey.ayrıca sayfanın içeriğine katılan zenginlikte emeği geçen herkese çok teşekkürler ederim.ilk göz ağrım olan Akpınarı ve geçen o güzel yılları anlatsam buna şimdilik imkan olmaz sanırım.ilçenizle ilgili birkaç tavsiyem olacak.bunlardan biri tarihi şahsiyetlerden biri olarak,yıllardır Akpınarda emeği geçen Süleymen Hocaefendiden de bahsedilmiş olmasını istemek olacaktır.bu konuda Hoca efendiyle ilgili benim çok bişey söylemem gerek yok sanırım.birde Abdurrahman Hocaefndinin kabriyle ilgili bir düzenleme yapılması.mesela kaprinin çevresi daha özenle düezenlenebilir.şimdilik yazacaklarım bunlardan ibaret.ilerleyen zamanlarda farkılı konularda da katkım olabilirse benim için ne mutlu.şimdilik esen kalın.

  12. güzel olmuş saygılarımla selamlar

  13. abicim boyle bır hizmet verdiginiz icin tesekkür ederim.yalnız bıir sey soylemek istiyorum,hacı Hüseyin ve Abdurrahman hoca hakkında yazdıklarınızda yanlışlıklar var o bahsettikleriniz Hacı Hüseyini ve Hocası arasında gecmistir. Sizı taktir ediyorum,dedeleriniz ve yakınlarınız hakkında bilgiler yazmıssınız,bızlerde bıraz ihmalkarlık var Akpınarın onde gelenlerinden olan Mehmet hoca,Müsteba,Haceliba.Recep,Cabir,Hazım Koremezli gibi kisiler var Saygılarımla abi.

  14. ÖNCELİKLE ALLAH TAN SAĞLIK VE ŞİFA DİLİYORUM GEÇMİŞ OLSUN, RAHATSIZLIĞINIZI TANIDIKLARDAN DUYDUM. BÖYLE BİR SAYFAYI HAZIRLADIĞINIZ İÇİN ÇOK ÇOK TŞEKKÜR EDERİM İNTERNETİ DOĞRU AMAÇLI KULLANIMINIZDA İNŞALLAH BİZ GENÇLERE ÖRNEK OLACAKTIR SAYGILAR

  15. Sayın Akpınar değerli büyüğüm sitenizden ve aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekür ediyor saygılarımı sunuyorum Ramazan ATALAY

  16. ben bu eski atalarımızı hepsi annemin akrabaları dedeleri ve bunları yayınlamanızdan gurur duyuyorum hepinize minnet borçluyum

  17. allah bana sağlıkverirse ,yazılacakçokşey var,şükür dağarcık boş değil ama sağlığımelvermiyor ..13 aydır ankara gazi ün de yogun tedavialıyorum..yazma mecalimyok.eleştirinizi sygıile bekliyorum…AKPINAR BENİM ONURUM SEVDAMDIR..UĞRUNA CANIM FEDA…

  18. Cok degerli Abicigim,,
    COk buyuk gelecege donuk bir hizmette bulunmussun.. ALLAH razi olsun senden.. Insallah sagligin el verirde devam edersin.. Inan bundan sonraki nesil, senin bu verdigin hizmetle gecmisini ve atalarini ogrenecek.. Bende dahil.. Malum gurbet baska baska ellere savurunca en yakinlarindan baskasini bilemiyorsun.. Devamini umit ediyor ve Mevlamdan saglik ve esenlikler diliyorum.. Ellerinden operim..

  19. Sevgili hemşerim kıymetli abicigim Tutgut AKPINAR Size teşekkür ederim ve aynı zamanda geçmiş olsun dileklerimi iletir Allahtan acil şifalar dilerim.geçmiş tarihlerimizi okuyunca inanki çok duygulandım hakkın rahmetine kavuşan büyüklerimi allah rahmet eylesin yaşıyan büyük küçük tüm akrabalarımıza allahtan saglık sıhhat ve başarı,mutluluk diliyorum ben Bahri maraş,ın ogluyum Emekli Deniz saglık astsubayı emekli olup KOCAELİ.GÖLCÜK DEGİRMENDER,YE YERLEŞTİM 05057472441 HERKESE SELALAR SAYGILAR


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: